İlişkilerden canı yanan kişiler, "Belki bu defa her şey farklı olur"
umuduyla kendilerini yeni bir ilişkinin içinde bulurlar.
İlk günlerde gösterilen karşılıklı hoşgörü ve sergilenen ideal rollerle
gönüller çabucak fethedilir.
Daha yeni tanıdığınız biri, sanki tüm geçmişinize tanıklık etmiş,
her anınızda yanınızda durmuş gibi bir anda hayatınızın başköşesine kurulur.
Hatta onu o kadar tanıdığımızı sanırız ki, hiç tereddüt etmeden
'O yapmaz' kısmına geçeriz...
"Gidince ara", "Dönünce haber ver" ya da "Kendini yorma, dikkat et" gibi ilgi dolu cümlelerle yaşamınıza adım atar.
İlk başlarda bu yakınlık hoşunuza gider ve siz de aynı ilgiyle karşılık verirsiniz.
Ancak bir süre sonra sitemler başlar: "Neden aramadın?", "Neden gelmedin?",
"Artık bana karşı eskisi gibi değilsin..."
Başlangıçta geleceğe dair pembe hayaller bile kurulan o ilişki,
yavaşça ellerinizin arasından kayıp gitmeye başlar.
Ne olduğunu anlayamadan içinizi tarifsiz bir huzursuzluk kaplar
ve ayrılık düşüncesi zihninize yerleşir.
"Bu durum daha ne kadar sürer?", "Şimdiden böyleyse ileride kim bilir ne olur?"
kaygıları iki tarafı da sarar.
Ve sonunda, her şeyi sorun yapan o tedirgin sevgiliye dönüşürsünüz.
Çıkara dayalı ilişkiler bu durumu pek umursamadan devam ettirebilir;
fakat gerçek bir sevgi ve saygı arayanlar için artık gitme vakti gelmiştir.
Kişi, yaşananlara anlam veremese de sonunda kendi sınırını çizer ve son noktayı koyar:
Bitti...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder