Suyu çekilmiş bir portakal gibiyim bugün.
Dışarıdan parlak, yuvarlak, hâlâ “iyi” sanılan.
Oysa içi öyle mi?
Annem giderken
içimdeki suyu da almış gibi.
Kimse fark etmedi.
Kabuk sağlam kaldı çünkü.
Oysa annem
portakalın içiydi.
Sessizce besleyen,
kimse bakmazken tat veren.
Sana kendini en güzel meyve hissettiren.
Şimdi insanlar uzaktan seviyor beni.
Yaklaşmıyorlar.
Yaklaşırlarsa anlayacaklar tadın kaçtığını.
Ben de anlatmıyorum.
Annesini kaybeden biri
kendini anlatamayacak kadar yorgundur.
Sıkıcıdır ortamı, yaslıdır,
dalgındır sohbeti.
Gerçek insanlar yanında olur
ya da uzaktan elini uzatır.
Seninle olduğunu hissettirir.
Annenin boşluğunu
kimse dolduramaz artık.
Sadece oyalanırsın kalan zamanda.
Yeniden iyi bir portakalmışsın gibi
gezinirsin ortalarda.
Ama içinin susuzluğunu
sadece sen bilirsin.
Belgin Baykal