Bu Blogda Ara
28 Haziran 2022 Salı
‘Çöp Kamyonu Kanunu’ Duydunuz mu?
Kendimi yazarak ifade ettiğimi anladığımdan beri yazdım ve sizlerle paylaşmak istedim. Belki satırlarımda kendinizden bir şeyler bulursunuz☺️
18 Haziran 2022 Cumartesi
Babalar Gününüz Kutlu Olsun
Bir baba nasıl anlatılır?
Ya da bir çocuğun hayatındaki etkisi nasıl tanımlanır?
Bunu bir evlat olarak yazmak daha kolay elbette.
Çünkü yaşadıklarımız, bize ipuçları verir.
Her acı tecrübe, bir sonrakine hazırlıktır.
Ve biz, benzer acılardan geçenlere zamanla yoldaş oluruz.
Baba olmak…
Hecelemek kadar kolay değildir.
Daha kendini bile tanıyamamışken,
başka bir canın sorumluluğu yüklenir omuzlarına.
Bağ yokken önce, doğduğu anda en kıymetliniz olur.
Hemen hissedilmese de çevrenin sesiyle,
"Artık babasın!" denir.
Bu yeni kimlik zamanla şekillenir.
Artık çalışması, kazanması,
ailesinin geleceğini kurması gerekir.
Oysa çoğu, bu role hazır değildir.
Sadece “böyle olması gerekiyor” düşüncesiyle bulur kendini içinde.
Bazen huzursuzlukları,
başka bir hayat arzuları,
işte bu hazırlıksız baba rolünün yansımalarıdır.
Annesi tarafından terk edilmiş bir çocuk,
babasından sevgi görebilir, evet…
Ama baba, annesizliğin eksikliğini tam gideremez.
Çünkü o da bir yanıyla hâlâ bakım işlerine yabancıdır.
Geleneksel ailelerde baba,
çoğu zaman çok bir şey yapmasa da “baba”dır.
Anne ve çevre, bu figürü idealize eder.
Babanın temel ihtiyaçları karşılaması,
evde huzuru sağlaması
ve sorunlara çözümle yaklaşması yeterlidir.
Bir çocuğa yalnızca “yanındayım” ve “sana güveniyorum” demesi bile,
onun gözünde bir kahraman olması için yeterlidir.
Bugün, çocuğuna hem annelik hem babalık yapan bizlerin de günü.
Ve elinden gelenin en iyisini yapan,
vicdanlı, sorumluluk sahibi tüm babaların…
Babalar Günü kutlu olsun.
Sevgilerimle,
Belgin Baykal
Kendimi yazarak ifade ettiğimi anladığımdan beri yazdım ve sizlerle paylaşmak istedim. Belki satırlarımda kendinizden bir şeyler bulursunuz☺️
10 Haziran 2022 Cuma
Uzaylılar Geldi mi?
Yıllardır bir uzaylı hikayesinin içindeyiz sanki.
Kimileri UFO gördü, kimileri onlarla tanıştı.
Bazı ülkelerde bu sırlar devlet politikası gibi gizlendi.
Amerika’da bir TV programı vardı:
“İster inan, ister inanma.”
Gece yarısı yayınlanırdı.
Uzaylılar tarafından kaçırıldığını iddia eden insanlar,
gözyaşları içinde anlatırlardı başlarına gelenleri.
Ama işin tuhaf yanı, hiçbirini tam hatırlamazlardı.
Sadece büyük bir ışık,
gelen bir gemi
ve sonra karanlık...
Tıpkı bizim bir yerden başka bir aleme geçişimiz gibi.
Oraya gidiş kesin ama sonrası muamma.
Kimi sadece gidiş sanıyor,
belki de çoktan gittik,
buraya yeniden doğduk.
Zihin bir yere kadar dayanıyor bu düşüncelere.
Sonrası?
Deliliğe birkaç durak kala…
Fazla kurcalamak istemiyorum.
Bir yanda konforlu hayatına bile tahammül edemeyenler,
diğer yanda hayata tutunmaya çalışanlar…
İşte o anda düşündüm:
Gerçek uzaylılar biz değil miyiz zaten?
Dışarı çıktığımda
kendimi hep yabancıların arasında buluyorum.
Farklı dünyalar, farklı diller, farklı kafalar…
Kim kime uzaylı, belli değil.
Aynı gökyüzünü paylaşıyoruz belki,
ama ne kalbimizi,
ne de acılarımızı paylaşabiliyoruz.
Ve bence,
gemileri olan uzaylılar çoktan geldi.
Hatta yönetimdeler.
Siz hâlâ gelmelerini mi bekliyorsunuz?
Boşuna…
Çünkü biz birbirimize
zaten çoktan uzaylı olmuşuz.
Belgin Baykal
ChatGPT’ye sor
Kendimi yazarak ifade ettiğimi anladığımdan beri yazdım ve sizlerle paylaşmak istedim. Belki satırlarımda kendinizden bir şeyler bulursunuz☺️
Beklentinin Sessiz Yükü
Beklentiyi yok saymak kolay bir öğüt. Ama insan en çok, değer verdiklerinden bir şey bekler. Bu duygu emek verdiğin yerde doğar. Bir bağın...
-
Geçen gün gözüme bu cümle çarptı ve üzerinde yazı yazacak kadar düşündüm. "Anahtar gibi sadece kaybolduğunda aranan...
-
Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanlardandır. Bazıları 70 yıl kadar yaşar. Ama bu uzun ömür için, 40 yaşına gel...
-
Aile terapisti Dr. Susan Mandel, “Erkeklerin aldatmakla ilgili sorunları şu: Erkekler kadınlar gibi ilişkilerde yapıcı ve iletiş...

