Bu Blogda Ara

15 Ocak 2026 Perşembe

Sessizce Eksildiğim Yerden



                                                 “Dışarısı yağmur, içerisi karar.”


Bir an gelir ve ertelediğin ne çok şeyi fark ederken bulursun kendini.

Oradan oraya, iyilik ve yardım adına

hoyratça kendini yorarken;

sevgiyle verdiğini sandığın şeyler

zamanla içinde sessiz bir dönüşüm hâli alır.


Kimseyi suçlamadan, kimseyi yüceltmeden…

Sadece gerçeği kabul ederek yüzleşirsin.

Ve sonuç, senin istediğin gibi değilse

işte kırılma noktan tam da orasıdır.


Her şeyi sil baştan gözden geçirir,

hayatını ve kendini korumaya alırsın.

Kendin için aldığın bu karardan

şu sözler çıkar ortaya:


"Ben yardımı sevgiden yaparım.

Kendimi yok ederek değil.

Bir başkasının yükünü taşırken

kendi omuzlarımı çökertmek zorunda değilim.

Emeğimi, huzurumu ve alanımı korumak

vicdansızlık değil.

Bu, hayatta kalma biçimim."


Çünkü insan kendini tükettiği yerde

kimseye gerçekten iyi gelemez.

Ve artık şunu iyi öğrenirsin:

"Canımı yakan, beni küçülten,

sessizce eksilten yerde artık yokum.

Gücümün, niyetimin ve kalbimin anlaşıldığı yerde varım."


Bu bir kopuş değil.

Bu bir kaçış hiç değil.

Bu, kendinle yaptığın adil bir sözleşme.


Sevgilerimle

Belgin Baykal


Hiç yorum yok:

Beklentinin Sessiz Yükü

Beklentiyi yok saymak kolay bir öğüt. Ama insan en çok, değer verdiklerinden bir şey bekler. Bu duygu emek verdiğin yerde doğar. Bir bağın...