“Bazen manipüle edildiğini sanırsın,
oysa sen de yaparsın.”
Bir noktadan sonra mesele söylenenler değil,
söylenmeyenlerin sende bıraktığı ağırlık olur.
Sürekli kendini açıklama ihtiyacı,
durduk yere gelen suçluluk,
adını koyamadığın bir huzursuzluk…
Kimse açıkça incitmez belki,
ama sen yavaş yavaş eksildiğini fark edersin.
İnsan bunu ilk başta ilişkiye yormaz.
Kendine yüklenir.
Yanlış anladığını düşünür,
fazla hassas olduğuna inanır.
Bir gün fark edersin ki
sürekli tetikte olmak,
sözlerini tartmak,
kendini küçülterek anlatmak
sevgi değildir.
Sevgi, insanın kendisiyle bağını koparmaz.
Manipülasyon ise bunu sessizce yapar;
suçlu hissettirerek,
kararsız bırakarak,
kendinden şüphe ettirerek.
İnsan tam da burada yorulur.
Çünkü karşısındakini değil,
kendi gerçeğini savunuyordur artık.
Ve bu savunma hâli bittiğinde
şunu anlarsın:
uzaklaşmak bir kayıp değildir,
bazen tek sağlıklı tepkidir.
Ama bazen insan şunu da fark etmeli:
manipüle edildiğini sandığı yerde
başkasına aynı şeyi yapabildiğini…
Hep kendine yapılanları sayarken,
kendi suskunluklarını, geri çekilişlerini,
küçük kontrol alanlarını görmez.
Her şey ona oluyormuş gibi hisseder;
kendini sadece mağdur sanır.
Oysa ilişkiler çoğu zaman
tek yönlü yaşanmaz.
İnsan hem incinir
hem incitebilir.
Ve bu fark ediş,
en sessiz ama en dönüştürücü olandır.
Sevgilerimle
Belgin Baykal
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder