Kadın, doğası gereği sevgiye, şefkate, anlaşılmaya ihtiyaç duyar.
En güçlü görünen kadının bile içinde, incinmekten
korkan küçük bir kız çocuğu yaşar.
Her kadının hayattan beklentisi farklıdır.
Kimi aşkı arar, kimi sadakati...
Kimi ilgiyle beslenir, kimi huzurla...
Bazısı macerayı sever, bazısı sakinliği...
Birçoğu da paranın getirdiği mutluluğu ister...
Burada asıl mesele, seçtiğiniz kişiyi ne kadar tanıdığınızla ilgilidir.
Onu gerçekten tanıyor musunuz?
Nelerden hoşlandığını, neyle mutlu olduğunu biliyor musunuz?
Yoksa birkaç huyunu gözlemleyip, hemen
"Sen çok zorsun" yaftasını mı yapıştırıyorsunuz?
Çoğu zaman ikincisi...
Çünkü erkek, kendisini merkeze koyarak yaşar.
Kadının ihtiyaçlarını anlamak yerine onları
"gereksiz konuşma" olarak algılar.
Kadını anlamaya çalışmaz, sadece yönetmeye çalışır.
Oysa onu da bir kadın büyüttü.
Ama anne figürüyle kadın kimliğini birbirinden ayırdı.
Annesinin de bir kadın olduğunu, istekleri, arzuları, kırgınlıkları
olabileceğini hiç düşünmedi.
Böyle bir yetişme tarzıyla, başka bir kadını anlaması da zor olur.
Çünkü kadınları çoğu zaman "duygu yumağı" olarak tanımlar
ama o duyguların içinde ne olduğunu hiç merak etmez.
Kadın olmak zor iştir. Göründüğü gibi kolay bir hayat beklemez sizi.
Bir kadının anlaşılmaz görünmesinin nedeni
çoğu zaman anlaşılmak için gösterdiği çabanın boşa çıkmasıdır.
Elbette her kadın da masum değildir.
Ne istediğini bilmeyen, bir gün sevip bir gün soğuyan,
sürekli şikayet eden,
kendi iç huzursuzluğunun faturasını karşısındakine
kesen kadınlar da vardır.
Bu kadınlar bir erkeğe o meşhur soruyu sordurur:
"Bu kadın ne istiyor?"
Ve o cümleyi söyletmek zorunda bırakan kadın,
erkeğin çabasını yavaş yavaş yok eder.
İlişkilerde emek vereceğiniz kişiyi doğru seçmelisiniz.
Huzuruna huzur katacağınız kişi, çabanızı görüp kıymet bilmelidir.
Aksi halde iki taraf için de zaman kaybından başka bir şey olmaz.
Unutmayın, her zaman erkekler haksız değildir.
Ama her zaman haklı da değiller.
Bir kadını anlamak, önce dinlemeyi, sonra hissetmeyi,
sonra da gerçekten sevmeyi gerektirir.
Sevgiyle kalın,
Belgin BAYKAL

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder