Bu Blogda Ara

8 Mayıs 2012 Salı

Pardon! Siz Kimsiniz?






                                              

Pardon! Siz Kimsiniz?

Ne abartılıdır şu “Ben” kavramı…

“Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?”

“Kiminle konuştuğunuzu fark ettiniz mi?”

"Adımı duymadınız mı?"

"Buralar benden sorulur!"

Her şey benim...

Siz de bensiniz!

Bu ego öyle büyür ki,
kendini Tanrı zannetmeye kadar gider.

“Ben olmazsam hiçbir şey olmaz”a dönüşür.

Bir dur demek kimsenin aklına gelmez.

Ta ki güçsüz kalana kadar...

Bir duvara çarpınca,
gerçek gücün onda olmadığını anlar.

Ama bu farkındalık geçicidir.

Çünkü insanın en kötü huyu: unutkanlıktır.

En büyük acılar bile zamanla silinir.

17 Ağustos 1999 depremi...

Unutkanlığımızın en acı örneğidir.

O gün “Ben” olanlar da vardı.

Ama kimse engel olamadı gidişlerine.

Evlerinin değeriyle övünenler...

O evler yerle bir oldu.

Zaman geçti...

Deprem bölgesi olduğu unutuldu.

Evler yeniden değerlendi.

Ve yine “benim evim çok iyi”ler başladı.

2010 Nisan’ında bir uçak kazası...

Rusya’da bir devletin üst kadrosu yok oldu.

Cumhurbaşkanı da içindeydi.

Sanki onlara hiçbir şey olmazmış gibiydi.

Her güç ellerindeydi…

Ama kullanamadılar!

Bazı şeylere gücünüz yetmez!

O noktada teslim olmanız gerekir.

İlahi güç istemezse hiçbir şey olmaz.

Parayla her şeyi alırsınız.

Ama kaderinizi satın alamazsınız!

Bu kadar büyük bir evrende...

Hiçbir şey sizin kontrolünüzde değilken...

Pardon… Siz kimsiniz?

Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmadı…

Size mi kalacak?

Belgin BAYKAL

Hiç yorum yok:

Beklentinin Sessiz Yükü

Beklentiyi yok saymak kolay bir öğüt. Ama insan en çok, değer verdiklerinden bir şey bekler. Bu duygu emek verdiğin yerde doğar. Bir bağın...