Bu Blogda Ara

8 Mayıs 2012 Salı

Sözün Bittiği Yer!






Belki içinizde keşkeleriniz var!
Belki kızgınsınız, belki de büyük kırgınlık ve acı içindesiniz!

Bütün olumsuz kelimelere kulaklarınızı tıkayıp, 

bir insana sahip çıkabildiniz mi?

Ya da gerçekten inandığınız ve sonuna kadar 

yanında olduğunuz birisi için,

ileri geri şeyler yazılıp çiziliyor, 

çıldırma noktasına geldiniz mi?

Gelecekte, geçmişte yaşananları okuyacak, 

her şeyden habersiz bir bebeğiniz var!

Onun için kaygı duyup ayakta durabildiniz mi?

Acınızı yaşama fırsatı vermeyen suçlayıcı bakışlar

ve sözler karşısında güçlü durabildiniz mi?

Kendine has yaşamıyla, küçük bedenine büyük can 

sıkıştırılmış gibiydi Defne Joy Foster…

Nasıl bir anneydi?
Nasıl bir evlattı?
Nasıl bir eşti?
Nasıl bir dosttu?
Allah’ın katında nasıl bir insandı?
Bunu kim biliyordu?

Nasıl acımasızca konuşulabiliyor ve yargılanabiliyordu

tanımadığımız bir insan?

Ya da onu yargılayanlar çok mu doğruydu?

Herkes yaşadığı hayatı bilir ve onun doğrularıyla yetişir.

Defne de kendine sunulan hayatta, öyle bir yaşamı seçmiş bir insan.

Genç ölüm, zamansız gidiş…

“Dört duvar, sır kapısı” derler!

Defne’nin o gün neler yaşadığını, nasıl o hâle geldiğini kimse bilemez.

Hiçbir şey gözüktüğü gibi olmayabilir.

Belki o da orada olmak istememişti.

Bu kadar olumsuzluklarla gidişin arkasından,

acılardan yürüyemeyen bir anne vardı.

Ve ona, tüm olumsuzluklara rağmen sahip çıkan bir eş…

İnsan hayatta her şeye sahip olabilir.
Ama güveni kazanmak çok zordur.

Eşler, böyle zamanda bütün güzellikleri unutur;
sadece ona yapılanı ve yaşatılanı düşünür.

Oysa onun eşi, düştüğü yerden onu kaldırmak için

herkesle savaşmayı seçti.

Üzerine atılan her çamuru elleriyle temizledi.

Böyle bir gidişe, böyle bir yaklaşım için sadece saygı duyulur.

Kaçımız, düşen bir insanın yanında, dibine kadar onun yanında olmuşuzdur?

Sonuç ne olursa olsun...

Bir insana güven duymak ve onu sonuna kadar taşımak çok önemli!

Geride böyle insanlar bıraktığına göre:

Rahat uyu Defne...

Belgin Baykal

Hiç yorum yok:

Beklentinin Sessiz Yükü

Beklentiyi yok saymak kolay bir öğüt. Ama insan en çok, değer verdiklerinden bir şey bekler. Bu duygu emek verdiğin yerde doğar. Bir bağın...