Bu Blogda Ara

8 Mayıs 2012 Salı

Hayatımız Sınav mı?





Hayatımız Sınav mı?

Neden çözümler hep geçici oluyor?

Neden millet olarak her şeyi test ediyoruz?

Deneme süreci hep bize mi denk geliyor?

Yoksa düşünmek için biraz daha zaman mı gerek?

Yeni sistemleri düşünüyorum;

Eğitim sistemimiz: ya tutarsa!

Vergi sistemimiz: ya tutarsa!

Sınav sistemimiz: ya tutarsa!

Sağlık sistemimiz: ya tutarsa!

Adeta birer şans oyunuyuz…

Neden ani kararlar hep bize uygulanıyor?

Millet olarak bitmeyen bir deneme sınavındayız.

Asıl sınava geçemedik bir türlü.

Böylece usulsüzlüklerle baş etmek zorunda kalıyoruz.

Eğitim sistemini düşündükçe üzülüyorum.

Sınavlar değiştikçe çocuklarımız daha çok strese giriyor.

Anadolu liseleri için üç yıl sınava hazırlanılır mı?

Her yıl aynı kaygı, aynı gerilim!

Kaç puan alacağız?

"Ailece" alınan bir puan bu!

Adeta ölüm kalım meselesi haline geldi.

Düşük puan alan çocuk cezalandırılıyor, dışlanıyor.

Aileler maddi manevi büyük kaygı yaşıyor.

Bu yüzden onları tamamen suçlayamayız.

Ergenlik dönemi zaten zor ve karışıktır.

O dönemde bu kadar yük çok fazla!

Neye dayanarak alınan bir karardır, anlamak zor!

Tek sınavla giriş daha makul görünürken…

Çoklu sınavlara neden bu kadar hayranlık?

Bir de sınav çeteleri meselesi var!

Hiç düşündünüz mü bu tarafını?

Atanamayan öğretmenler soru çalma derdine düşüyor!

Öğretmen neden tekrar sınavla atanıyor?

Gerekli atamalar sırasına göre yapılamaz mı?

Sınav gerçekten kurtuluş yolu mu?

Bu kadar belirsiz ve stresli ortamda başarı beklenir mi?

“Pardon, bu da olmadı!” demek çözüm değil.

Vergisini ödeyen halk bunu hak etmiyor.

Daha sağduyulu yönetimle her şey güzel olur.

Sevgiyle kalın…

Belgin BAYKAL


Hiç yorum yok:

Beklentinin Sessiz Yükü

Beklentiyi yok saymak kolay bir öğüt. Ama insan en çok, değer verdiklerinden bir şey bekler. Bu duygu emek verdiğin yerde doğar. Bir bağın...