Esaretiniz Seçiminiz mi?
Asya’da maymun yakalamak için bir tuzak kurulur.
Hindistan cevizi oyulur, iple bir yere bağlanır.
Altına dar bir yarık açılır, içine yiyecek konur.
Yarık sadece açık el sığacak kadar dardır.
Maymun kokuyu alır, elini içeri uzatır hemen.
Tatlıyı yakalar ama eli artık dışarı çıkmaz.
Çünkü yumruk olunca yarıktan geçemez hâle gelir.
Kaçamaz, çünkü elindekini bırakmayı reddeder.
Onu tutan ip değil, kendi ihtirası olur.
Yapması gereken sadece: elini açmak ve bırakmak.
Peki ya biz, insanlar? Ne kadar farklıyız gerçekten?
Nelerden vazgeçemiyoruz? Nelerin bağımlısı olmuşuz?
Tutkularımız bizi nereye sürüklüyor, farkında mıyız?
Kimin yanında ne kadar varız? Gerçek miyiz?
Paylaşamıyoruz, vazgeçemiyoruz, tutunmaya devam ediyoruz sürekli.
Tutsağız, zaaflarımıza, isteklerimize, geçici olan her şeye.
Yapılacak şey çokken, can sıkıntısından yakınırız.
Zaman geçer ama hiçbir yere varmadan yaşarız.
Her şeyin yeterince olması huzur verir insana.
İhtiyacın kadar yaşamak en büyük zenginliktir aslında.
Alma zaafını vermeye dönüştür, sonra sadece bekle.
Tıpkı nadasa bırakılmış, dinlenen topraklar gibi.
Hayatta ne yaparsan, dönüp sana gelecektir.
O yüzden iyi şeyler yap ki hasadın bereketli olsun.
Sevgilerimle,
Belgin Baykal

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder